Oryantasyona Sanatsal Bir Dokunuş: Yıldız Holding'de Ahşap Ses Sistemi Tasarımı
25 Aralık, Yıldız Holding Yıldız Holding Çamlıca Kampüsü. Devrim Erbil'in sanat eserleriyle dolu meşhur konferans salonunda 29 kişi öğlen yemeğinden dönüyor. Superfresh'ten, Continental'den, Şok'tan, Ülker'den, hepsi Yıldız Holding'in farklı markalarına yeni katılmış isimler. Masalarında logo'lu Ahşap Ses Sistemleri, Yaratıcılık Kuleleri, keçeli kalemler ve QR kodlu tasarım sayfaları bekliyor.
Sabahtan beri sunumlarla dolu bir gün geçirdiler. Şimdi farklı bir şey olacak: bir saat boyunca kendi Ahşap Ses Sistemlerini tasarlayacaklar.
Eller Çalışınca Zihin Ne Yapıyor?
Tam gün sunum dinleyen bir beyin, bir noktadan sonra doygunluğa ulaşır. Nörobilim araştırmaları şunu gösteriyor: Eller yaratıcı bir işle meşgulken, zihin gün boyunca aldığı bilgileri sessizce düzenliyor. Kalıcı hale getiriyor.
Yıldız Holding'in oryantasyon ekibi de tam bunu hedefledi. Bilgi aktarımıyla dolu bir günün ortasına, bir saatlik elle üretim arası koydu. Dinlenme gibi görünen bu süre, aslında öğrenmenin en verimli anlarından biriydi.
"Benim Hiç Yeteneğim Yok"
Etkinlik başlarken önden ikinci sıradaki bir yönetici kalemleri çıkarıyor ve masadakilere dönüp söyleniyor: "İyi ama benim hiç yeteneğim yok ki…"
Bu cümle tanıdık. Kurumsal etkinliklerde tasarım dendiğinde çoğu kişinin ilk refleksi bu. Bitti Gitti'nin mühendislik altyapısı tam bu engeli çözüyor: Çizim yeteneğini denklemden çıkarıyoruz.
İki araç bunu mümkün kılıyor.
Yapay zeka destekli Draw App: Katılımcılar kafalarındaki görseli kelimelerle tarif ediyor, uygulama bunu çizime uygun bir forma dönüştürüyor.
Yaratıcılık Kulesi: Leonardo da Vinci'nin Camera Obscura tekniğinden ilham alan bir yansıtma aracı. Telefondaki görsel, doğrudan ahşap yüzeye yansıyor. Katılımcı sadece çizgileri takip ediyor.
Çizim becerisi bir ön koşul olmaktan çıkıyor. Herkes ressama dönüşebiliyor. Etkinlik sonunda, o "yeteneğim yok" diyen yönetici salondaki en detaylı eserlerden birini yapmıştı. Kendisine başta söyledikleri hatırlatıldığında, gururlu ve biraz şaşkın bir gülümsemeyle karşılık verdi.
Çikolatadan Vizyona
Bir saatin sonunda masalarda 29 farklı eser duruyordu. Her birinin hikayesi vardı, sorduğunuzda yapanların gözleri aydınlanıyordu ve anlatmaya başlıyorlardı.
Bazıları 2026 vizyonlarını işledi: Hedefler, stratejik planlar, kişisel gelişim yol haritaları. Bazıları 2025'te öğrendiklerini ahşaba aktardı. Yıldız Holding'e ait olma gururunu tasarımına taşıyanlar vardı.
Ve elbette çikolata. Yıldız Holding'in DNA'sında olan çikolata, birçok tasarımda karşımıza çıktı.
25 Aralık'ın getirdiği yeni yıl enerjisi de tasarımlara sinmişti. Taze başlangıçlar, yeni umutlar, 2026'ya dair heyecanlar.
Teknoloji Araç, Yaratıcılık İnsanda
29 ahşap ses sistemi kişiselleştirmesiyle 1,407 kilogramlık karbon tasarrufu sağlandı. Her katılımcı, evine götürdüğü eseri her kullandığında o günü hatırlayacak, Yıldız Holding'deki özel zamanını yeniden yaşayacak.
Elektronik hoparlörlerden farklı olarak, bu ses sistemleri pil veya elektrik gerektirmeden 25dB ses artışı sağlıyor ve 15+ yıl fonksiyonel kalıyor. Sürdürülebilirlik sadece bir söylem değil - her kullanımda yaşanan bir deneyim.
Oryantasyonun Kalıcı Sembolü
Yıldız Holding'in bu özel etkinliği, vizyon ve değerlerin nasıl somutlaştırılabileceğine güzel bir örnek oldu. 2026'ya girerken, 29 yönetici ve çalışan sadece hedeflerini konuşmakla kalmadı - onları kendi elleriyle yarattı, boyayıp şekillendirdi ve eve götürdü.
Artık ofislerinde veya evlerinde duran bu ahşap ses sistemleri, hem fonksiyonel bir ürün hem de 2026 vizyonlarının elle tutulur hatırlatıcısı. Ve her kullanımda, Yıldız Holding'in bir parçası olmanın gururu tekrar hissediliyor.



















